Yapay zeka ve teknoloji dünyası, OpenAI’ın yaklaşık 90 yıldır çözülemeyen Navier-Stokes varlık ve düzgünlük problemini yapay zeka yardımıyla çözdüğünü açıklamasıyla sarsıldı. Şirketin henüz kullanıma sunulmayan yeni bir modeli, yaklaşık 10 bin yapay zeka ajanının koordineli çalışmasıyla problemin çözümlerinde sonlu zamanda tekillik oluşabileceğini gösteren bir kanıt üretti. Ancak matematik dünyası şu anda yalnızca kanıtın doğruluğunu değil, OpenAI’ın bu sonuca nasıl ulaştığını da tartışıyor.
New York University’de çalışan matematik profesörü Tristan Buckmaster, OpenAI’ın kendi araştırma hattından faydalanmış olabileceğine dikkat çekerken şirket, çalışmanın bağımsız olarak üretildiğini savunuyor. Navier-Stokes denklemleri su ve hava gibi akışkanların hareketlerini tanımlarken, 2000 yılında Clay Mathematics Institute tarafından yedi Millennium Prize Problem’dan biri olarak seçilen problemin çözümü için 1 milyon dolarlık ödül bulunuyor.
OpenAI’ın açıklamasına göre, sistem ilk olarak yaklaşık 100 ajanla Euler denklemleriyle ilgili daha kolay bir probleme odaklanmış ve yaklaşık 50 saat sonunda sonuca ulaşmıştı. Bunun ardından şirket, kaynaklarını Navier-Stokes problemine kaydırarak ajan sayısını yaklaşık 10 bine çıkardı. Şirkete göre Navier-Stokes çözümünün üretilmesi 88 saat sürdü ve süreç boyunca 2,7 milyon mesaj ile yaklaşık 130 milyar çıktı token’ı üretildi. Kanıtın Lean ile biçimsel doğrulaması ise GPT-6 Astra kullanılarak 17 saatte tamamlandı.
Ancak bu büyük teknik başarının ardından, akademik etik ve yazarlık hakları konusunda büyük bir tartışma fitillendi. New York University matematik profesörü Tristan Buckmaster ve Anthropic’te çalışan Levent Alpöge, OpenAI’ın duyurusundan hemen önce yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştıkları araştırmaların sonuçlarını yayımlamıştı. Buckmaster ve Alpöge araştırmalarında hem Anthropic’in Claude modellerinden hem de OpenAI Codex’ten yararlanmıştı. Buckmaster, OpenAI’ın kendi araştırma yönünü, ikilinin ilerlemelerine ilişkin söylentileri duyduktan sonra seçtiğini öne sürüyor.
Konunun daha geniş sonuçlara sahip olmasının temel nedeni ise Buckmaster ve Alpöge’nin çalışmalarında yoğun biçimde OpenAI Codex kullanmış olması. Araştırmacılar, Codex’e yükledikleri taslakların şirketin yeni modelinin eğitiminde kullanılıp kullanılmadığını sorguluyor. OpenAI ise araştırmacıların herhangi bir özel verisinin problemi çözmek amacıyla doğrudan kullanılmadığını belirtirken, ürün kullanımından elde edilen kimliksizleştirilmiş verilerin modellerin geliştirilmesine katkıda bulunmuş olma ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını kabul ediyor.
Yaşanan tüm bu tartışmalara rağmen Navier-Stokes problemi şu anda Clay Mathematics Institute’un internet sitesinde hala “çözülmemiş” problemler arasında yer alıyor. Clay kurallarına göre bir çözümün değerlendirmeye alınabilmesi için hakemli bir akademik yayında çıkması, üzerinden en az iki yıl geçmesi ve küresel matematik topluluğunda genel kabul görmesi gerekiyor. OpenAI da mevcut sonuç için 1 milyon dolarlık ödülü talep etmeyi planlamadığını açıkladı. Bu olay, yapay zekanın bilimsel araştırmalardaki rolünün ne denli devrimci ancak bir o kadar da hukuki ve etik gri alanlar barındırdığını gözler önüne seriyor.
Yorumlar (0)